"MÜFTÎ (Müftü)
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜFTÎ (Müftü) (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Fetvâ veren.1. Vilâyet ve kazâlarda din işlerine bakan, İslâm âlimlerinin dînî bir konuda vermiş olduklarıhükümleri yâni fetvâyı, insanlara bildiren kimse; nakleden me'mur.Birçok işlerde âdet, nass (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerin hükümleri) gibidir. Bir işinnasıl yapılacağı nass ile bildirilmemiş ise, müctehidlerin ictihâdları ile yâni dînî konudaverdikleri hükümle yapılır. Bir iş üzerinde çeşitli ictihâdlar va rsa, müftî, bunlar arasında,zamâna ve âdete uygun ve elverişli olanını seçer. Zamâna, âdete uymak bu demektir. Yoksa,dînin emirlerini değiştirmek, ibâdetleri bırakarak, haramları işlemek demek değildir. (SeyyidAbdülhakîm-i Arvâsî)Müftî, ictihâd etmeğe ehliyetli değilse, İslâm âlimlerinin kitablarında açıkladıkları bilgileri,nakledip halka bildirmekten başka yetkiye sâhib değildir. (Müftî Mahmûd Efendi)Müctehîd olmayan müftîlerin, âyet ve hadîslerden herhangi bir hüküm çıkarmağa yetkileriyoktur. Çünkü âyet ve hadîslerden hüküm çıkarabilmek için müctehîd olmak şarttır. (İbn-iÂbidîn)Fâsıkın (açıktan günâh işleyenin), müftî olması uygun değildir. Bunun verdiği fetvâlaragüvenilmez. Çünkü fetvâ vermek, din işlerindendir. Din işlerinde fâsıkın sözü kabûl edilmez.Dört mezhebde de böyledir. Böyle müftîlere bir şey sormak câiz değild ir. Müftînin müslümanve akıllı olması da, söz birliği ile şarttır. (İbn-i Âbidîn)2.Fetvâ veren, yâni herhangi bir şeyin, İslâm dînine uygun olup olmadığını bildiren, Kur'ân-ıkerîm ve hadîs-i şerîflerden doğrudan hüküm çıkaran kimse, Allahü teâlânın emir ve yasaklarınıyâni İslâmiyet'i bildiren âlim.Müftînin, müctehîd (dînî bir hüküm verebilecek makâma yükselmiş âlim) olması vâcibdir(gerekir). Mutlak müctehîd (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden hüküm, mânâ çıkarabilendinde müctehîd âlim)olmayan müftînin, fetvâ (dînî bir hüküm, karar) vermes i haramdır. Böylemüftîlerin, müctehîdlerin fetvâlarını nakletmesi câizdir.Müctehîd olmayan müftîden yeni birfetvâ istemek câiz değildir. (Mahmûd bin Abdülgayyûr Pişâvûrî)Gerçekte müftî müctehiddir. Eğer müctehid değil de müctehidlerin sözlerini naklediyorsa,bu şahıs müftî değildir. (Fetevâ-i Hindiyye)Bütün İslâm âlimleri ittifakla bildiriyorlar ki: Müftîler, muhakkak ictihâd ehli, yâni Kur'ân-ıkerîm ve hadîs-i şerîflerden hüküm, mânâ çıkarmaya ehliyetli, yetkili olmalıdırlar. (KâdıZâhireddîn Buhârî)
MÜFTÎ (Müftü)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Fetvâ veren.
1. Vilâyet ve kazâlarda din işlerine bakan, İslâm âlimlerinin dînî bir konuda vermiş oldukları
hükümleri yâni fetvâyı, insanlara bildiren kimse; nakleden me'mur.
Birçok işlerde âdet, nass (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerin hükümleri) gibidir. Bir işin nasıl
yapılacağı nass ile bildirilmemiş ise, müctehidlerin ictihâdları ile yâni dînî konuda verdikleri
hükümle yapılır. Bir iş üzerinde çeşitli ictihâdlar varsa, müftî, bunlar arasında, zamâna ve âdete
uygun ve elverişli olanını seçer. Zamâna, âdete uymak bu demektir. Yoksa, dînin emirlerini
değiştirmek, ibâdetleri bırakarak, haramları işlemek demek değildir. (Seyyid Abdülhakîm-i
Arvâsî)
Müftî, ictihâd etmeğe ehliyetli değilse, İslâm âlimlerinin kitablarında açıkladıkları bilgileri,
nakledip halka bildirmekten başka yetkiye sâhib değildir. (Müftî Mahmûd Efendi)
Müctehîd olmayan müftîlerin, âyet ve hadîslerden herhangi bir hüküm çıkarmağa yetkileri
yoktur. Çünkü âyet ve hadîslerden hüküm çıkarabilmek için müctehîd olmak şarttır. (İbn-i
Âbidîn)
Fâsıkın (açıktan günâh işleyenin), müftî olması uygun değildir. Bunun verdiği fetvâlara
güvenilmez. Çünkü fetvâ vermek, din işlerindendir. Din işlerinde fâsıkın sözü kabûl edilmez.
Dört mezhebde de böyledir. Böyle müftîlere bir şey sormak câiz değildir. Müftînin müslüman ve
akıllı olması da, söz birliği ile şarttır. (İbn-i Âbidîn)
2.Fetvâ veren, yâni herhangi bir şeyin, İslâm dînine uygun olup olmadığını bildiren, Kur'ân-ı
kerîm ve hadîs-i şerîflerden doğrudan hüküm çıkaran kimse, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını
yâni İslâmiyet'i bildiren âlim.
Müftînin, müctehîd (dînî bir hüküm verebilecek makâma yükselmiş âlim) olması vâcibdir
(gerekir). Mutlak müctehîd (Kur'ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerden hüküm, mânâ çıkarabilen dinde
müctehîd âlim)olmayan müftînin, fetvâ (dînî bir hüküm, karar) vermesi haramdır. Böyle
müftîlerin, müctehîdlerin fetvâlarını nakletmesi câizdir.Müctehîd olmayan müftîden yeni bir
fetvâ istemek câiz değildir. (Mahmûd bin Abdülgayyûr Pişâvûrî)
Gerçekte müftî müctehiddir. Eğer müctehid değil de müctehidlerin sözlerini naklediyorsa, bu
şahıs müftî değildir. (Fetevâ-i Hindiyye)
Bütün İslâm âlimleri ittifakla bildiriyorlar ki: Müftîler, muhakkak ictihâd ehli, yâni Kur'ân-ı
kerîm ve hadîs-i şerîflerden hüküm, mânâ çıkarmaya ehliyetli, yetkili olmalıdırlar. (Kâdı
Zâhireddîn Buhârî)
Müftî-yi Mâcin:
Din bilgilerini fıkıh kitablarından öğrenmeyip, kendi düşüncelerini din bilgisi olarak
söyleyen, müslümanları mezhebsiz yapan câhil din adamı.
Müftî-yüs-Sekaleyn:
İnsanlara ve cinnîlere fetvâ veren büyük âlim.
Ahmed ibni Kemâl, Osmanlıların dokuzuncu şeyhülislâmı idi. Cinnîlere de fetvâ verirdi.
Bunun için, müftî-yüs-sekaleyn adı ile meşhûr oldu. Tefsîr, fıkıh ve hadîste derin âlim idi. Çok
kitâb yazdı. (İbn-i İmâd)
Müftî-yüs-sekaleyn Ahmed ibni Kemâl hazretleri buyurdu ki: "Müslümanlara îmândan sonra
farz olan ilk şey, beş vakit namazdır. Çünkü namaz, dînin direği ve âhiret amellerinin başıdır.
Bunun için Peygamber efendimiz; "Her şeyin bir direği vardır. Dînin direği de namazdır"
buyurdu.
Müftî-yüs-sekaleyn Ebüssü'ûd Efendi, Kânûnî Sultan Süleymân ve İkinci Selîm'in saltanatları
zamânında otuz sene Şeyhülislâmlık yaptı. (Atâî)